Michigan Üniversitesi'ndeki bir araştırma ekibi, cerrahi pratiğini yeniden şekillendirme potansiyeline sahip yeni, devrim niteliğinde bir teknik geliştirdi. Histotripsi - kelimenin tam anlamıyla "dokuların ezilmesi" - cildi asla kırmadan vücuttaki dokuyu sıvılaştırmak için yüksek yoğunluklu ultrason darbeleri kullanan invaziv olmayan bir tedavidir. Konjenital kalp defektlerinden beyin tümörlerine kadar birçok uygulamada Histotripsi, doku kalitesini önemli ölçüde etkileyecektir. Hastalar için, sedasyon ya da uzun süreli bir iyileşme olmaksızın, hastalar potansiyel olarak tam teşhis anında doktorlarının muayene odasında bu tedaviyi alabilecekler.
 

 
             
Savaşı Kazanmak istiyorsak düşmanımızı iyi tanımalıyız.
 
 
KANSER  NEDİR, ÇEŞİTLERİ VE DÜNYADAKİ DURUMU
  KANSER' DE,  ALKALİ SUYUN ÖNEMİ  
  KANSERLE SAVAŞTA  T1 HÜCRELERİNİN MUCİZESİ  
 
       
     
     
 
   
 


Frekans Tedavisi Nasıl ve Neden Bastırıldı?


      
Yirminci yüzyılın başlarında, gezegendeki en zengin sanayicilerden bazılarının desteklediği yeni bir akım daha vardı. Buna “ilaç” adını verdiler. İlaç sektörü yatırımı da sağlık pazarını ele geçirmek amacıyla aynı kişilerle yapıldı. Bu yeni oluşumun kurucuları arasında en dikkat çekeni John D. Rockefeller'dı.

       Aynı kişiler üniversitelere ve halihazırda var olan sağlık tesislerine de yatırım yapmaya başladı. Devasal yatırımlar “doğru türde” düşünce ortaya çıkardı. Bu düşüncenin temelinde her zaman kâr, mali e vçıkarların korunması vardı. Bu koruma sınır tanımıyordu. Doğal tedavilerin etkinliğine dair bilimsel kanıta sahip olan herkes susturulmuştu. Doğal olan hiçbir şeyin patenti alınamıyordu. İşte doğal tedavilerin bugüne kadar ana akımda küçümsenmesinin tek nedeni budur.

       Homeopati su kullanır ve esansiyel yağları, toprak elementlerini veya birçok farklı şeyi kullanabilir. Su karşılaştığı frekansları kaydeder. Suyun mucizelerinden biri de budur. Her frekansı kolaylıkla alır. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek için Dr. Masaru Emoto'yu okuyabilirsiniz . Homeopati üzerine araştırma yapan bir diğer kişi ise Jacques Ben Veniste'di. Fransız ulusal sağlık hizmeti Inserm'in başkanıydı . Homeopatinin gerçekten işe yaradığını tesadüfen keşfetti ve bunu asistanıyla birlikte laboratuarında kanıtladı. Sık sık yaptığı gibi Nature dergisinde bir makale yazdı , ardından adı da kariyeri de  mahvoldu.


      
Politika basittir: 1900'e kadar iki paralel tıbbi sistem vardı. Biri şifalı bitkiler ve homeopati kullanarak gerçek bir şifa sistemiydi, diğeri ise doğal ilaçlarla hiçbir ilgisi olmayan ve bunların "bilim dışı" olduğu konusunda ısrar eden doktorların teşvik ettiği "ilaç" adı verilen yepyeni bir sistemdi. Bazı hatırı sayılır kişiler buna büyük ilgi gösterdi. Bunlardan biri de  John D. Rockefeller'dı.
 

 

 

         
                   
       

 Kanser Tedavisinde Non-invaziv olarak Radyo Frekansı ile  
 
Doku Fraksiyonlaması -“Histotripsi ve Hipertermi”

 
  •      Ultrason olarak adlandırılan görüntüleme yönteminde düşük genlikli ses dalgaları kullanılır. Histotripside ise yüksek genlikli ses dalgaları kullanılıyor. Tümörün üzerine gönderilen mikro saniye uzunluğundaki ses atımları, tümörün içinde kısa süre içinde yok olan mikro baloncuklar oluşmasına yol açıyor. Hızla ortaya çıkıp kaybolan baloncuklar nedeniyle mekanik strese maruz kalan kanserli hücreler ölüyor. Bu yöntemin uygulanmasında kanserli dokuların görüntülenmesi ve frekans yönlendirilmesi oldukça önemlidir. Ancak sadece kanserli hücrelerle temas ettiğinde rezonansa giren ses dalgaları kanserli dokuları titreştirerek aynı etkiyi yaratır.
     

 
 
   
                     
    Hipertermi Nedir ?


     Tümör hücrelerinin yapısal farklılıkları, kanser tedavilerinde görülebilen başarısızlığının başlıca sebeplerinden biridir. Oysa Hipertermi Yönetimi bu dengeyi kanser hastaları lehine değiştirmiştir. Kanser hücre duvarının farklı yapısı nedeniyle kemoterapi ilaçları yeterince bu hücrelerin içine giremez. Kanser hücresinin kaotik damarsal yapısı nedeniyle kemoterapi ilaçları kanserli dokuya yeterince ulaşamaz.

     Diğer taraftan bir başka kanser tedavi yöntemi olan Radyoterapi, kanserli hücrelerde oksijen varlığında etkilidir. Kanserli hücreler oksijensiz ortamda bulundukları için radyoterapiye normal hücrelere göre 3 kat daha dirençlidirler.

     Ayrıca kanser hücrelerinin, normalden farklı elektriksel aktiviteleri ve asit ortamda bulunmaları nedeniyle immün sistem yeterince etkin değildir. Kanser hücrelerinin hücre duvarında bulunan pompalar aracılığı ile kanser hücresine giren kemoterapi ilaçları hücre dışına atılmaktadır. Kemoterapi ve radyoterapinin kanser hücrelerine verdiği zarar, kanser hücrelerince hızla onarılabilmektedir.

      Tümör dokusunun ısıtılmasıyla birlikte 39 0C den başlayarak tümör hücrelerinde değişiklikler görülür. Ortaya çıkan değişiklikleri şu başlıklar altında özetleyebiliriz;

 

 

- Tümörün kan akımı artar: Bu artış sonucunda tümöre ulaşan kemoterapi ilacı miktarı da artar.

- Tümör dokusunda oksijeneasyon yani oksijenlenme artar: Oksijenasyondaki artışın sağladığı en önemli yarar; RADYOTERAPİNİN, etkinliğinin artmasıdır. Radyoterapi etkinliğinde 2-5 kat arasında artış olur. Aynı zamanda oksijenasyonun artışıyla bazı kemoterapi ajanlarının etkinliği de artar.

- DNA onarım enzimleri durdurulur: Kemoterapi ilaçlarının kanser dokusundaki en önemli etkileri DNA hasarı yapmalarıdır. Hastaya kemoterapi uygulandığında DNA hasarı oluşsa bile, hücreler bu hasarı onararak yaşamaya devam eder. Ancak normal hücreler hasar gördüğü için sadece yan etki görürsünüz. Hipertermi DNA hasarını onaran enzimleri durdurduğu için DNA onarımı yapılamaz. Böylece uygulanan kemoterapi çok daha etkinhale gelir. Bazı tümörlerde DNA onarımından sorumlu mekanizma en baştan itibaren çok çalışmaktadır ve uyguladığınız tedavilerin çoğunluğu başarısız olur. İşte bu tümörler ilaçlara dirençli olarak değerlendirilirken hipertermi uygulandığında ilaçlara cevap verir.

- Tümöre karşı immün sistemin uyarılması: Isı karşısında protein kaybı başlayan tümör hücreleri bundan korunabilmek için ısıya dayanıklı proteinler sentezlemeye başlar. Bunun amacı, kendisini ısının etkisinden koruyabilmektir. Ancak immün sistemde yani bağışıklık sistemi de bu proteinleri yok etmeye programlanmıştır. Kanser hücresi ısıdan korunmak için protein yaparken bir anda insan vücudunun en elit askerleri olan "doğal öldürücü"lerin saldırısına uğrar. Bu saldırılar sonucunda immün sistemin alt grup askerleri de uyarılır ve immün sistem tümörü yok etmeye başlar. Bu yöntem ısıyla elde edilmiş doğal aşılama yöntemidir.

- Hücre zarının ısınmasıyla hücre içine ilaç girişinin artması: Hücre zarları yağdan yapılmış ve oldukça sıkı bağlarla hücreyi korumakla görevlendirilmiştir. Ancak ortamdaki ısı artmaya başlayınca hücre duvarı sert dokusunu kaybederek daha jel kıvamına dönmeye başlar ve bağlar gevşediği için hücre içine tüm maddelerin özellikle de kanser ilaçlarının girişleri artar.

   

 

      

 

     

 
Bölgesel Hipertermi ile kanser tedavisi


     Bölgesel hipertermi, kanser tedavisi alanında uzun yıllar süren çalışmaların sonunda geliştirilmiştir. Radyo frekans dalgaları ile tümörlü bölgeyi ısıtma prensibine dayalı bu yöntem, güvenli ve etkili bir şekilde kemoterapi ve radyoterapi gibi mevcut kanser tedavilerinin etkinliğini artırabilir. “Bölgesel derin elektro hipertermi” olarak da adlandırılan bu yöntemde, tümörlü bölgeye yoğun bir enerji uygulanır ve dokuda hedeflenen ısı, 42 °C – 44 °C derece arasıdır. Tümör hücreleri çeşitli hücresel mekanizmaları kullanarak bağışıklık sisteminden gizlenmektedir. Ancak bölgesel hipertermi uygulanarak verilen ısıyla, bu hücreler görülebilir. Bu yolla hipertermi, radyoterapi ve/veya kemoterapiyi daha etkili hale getirebilir. Bazı vakalarda daha önce uygulandığında etkili olmayan kemoterapi ve/veya radyoterapi, hipertermi ile birlikte kullanıldığında daha başarılı sonuçlar verebilir.

    Hipertermi etkisi altında kanser hücreleri “ısı şok proteinleri” oluşturur; bu proteinler bozulmuş hücre yüzeylerinde görünür. Vücudun kendi bağışıklık sistemi bu proteinleri yabancı hücreler olarak algılar. Bu da bağışıklık hücrelerinin, kanser hücreleri ile savaşması için net bir göstergedir. Hipertermi altında sağlıklı hücrelerde belirgin bir ısı şok proteini artışı oluşmaz ve normal hücreler hipertermi işleminden zarar görmez.

    Ortalama 60 dakika süren tedaviler sırasında hasta tedavi yatağında rahatça uzanır. Gücü ayarlanabilir radyo frekans dalgaları, karşılıklı iki elektrot başlığı ile tümör alanına yöneltilir ve 42 °C – 44 °C arası yüksek ısıya ulaşılır. Bu sıcaklık kanser hücrelerine ve tümör damarlarına zarar verir.


                    - Primer tümörler veya yayılım göstermiş (metastaz) tümörler
                    - Organlardaki tümörler (karaciğer, pankreas, böbrekler, akciğerler v.s.)
                    - Sindirim sistemi tümörleri
                    - Kalça bölgesi (pelvis) tümörleri
                    - Baş ve boyun tümörleri
                    - Beyin tümörleri veya beyine yayılım (metastaz)
                    - Meme kanseri ( meme kanserinin lokal nüksü)
                    - Prostat kanseri
                    - Melanom
                    - Yüzeysel tümörler için uygulanmaktadır.

 
VİDEOLAR- Kanser hastalıklarına dair bilgi ve  RF ile yenilikci tedaviler ;

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 
   
 

 



   
 
 
Copyright ETNA Teknoloji A.Ş